Şükrana ermişler ailesi doğum anında

- Ingaaa <<Aldatıldıııım! İmdaaat!>>

- Ingaaa <<Hani hayata gelince herşey güllük gülistanlık olacaktı?>>

- Ingaaa <<Amma zor iki saat geçirdim.>>

- Ingaaa <<Şimdi bu soğuk, aydınlık, gürültülü, güvensiz yerdeyim ve yönümü şaşırmış durumdayım.>>

- Ingaaa <<Allah'ım bana zulmediyorlar!>>

- Ingaaa <<Bu hayat değil - ÖLÜM!>>

- Ingaaa <<İmdaat! Beni öldürüyorlar!>>

- Ingaaa <<Yok mu kurtaracak?>> Ingaaa! Ingaaa!

-Nur topu gibi bir kızınız oldu. Allah bağışlasın. Şimdi çıplak olarak kucağınıza bırakacağım. Ağzını burnunu temizleyeyim. Tamam.<<Aman Allahım, Maşallah. Daha yeni doğdu gözlere bak! Gülüyor yahu!>>

- Üşümez mi? Hep filmlerde görüyoruz hemen beze sarıyorlar da...

- Yok. Biraz serinlik onun için uyaran oluyor. Bu uyaranlar sistemin sağlıklı çalışması için iyi gelir bebeğinize.

- Siz sırtına bir elinizle, kalçasına diğer elinizle dokununuz.<<Amma sakin bir anne. Niye hepsi böyle olmuyor?>>

- Peki kendiliğinden memeyi bulur mu.

- Evet, biraz sonra kendiliğinden memeyi bulur. Önce ağzı sulanır, burnu tilki gibi koku alıyordur şimdi. Gözleri net seçemez ama meme başının rengini diğer yerlerden ayırabilir. Yavaş yavaş adeleleri de güçlenir, memeye ulaşır.

- Siz müdahale etmeyin bence. Bırakın refleks olarak meme başını bulsun. Emmeye başladıktan sonra hafifçe memenizi sıkarak süt akışını kontrol ediniz. Arada durur. Siz de sıkmayı bırakınız. Emmeyi hissedince siz tekrar memeyi sıkarsınız.

- Çok güzel, aynen böyle. Hemen süt vermeniz çok yararlı olacak, sizin ve onun için. Merak etmeyin, biz kucağınızdayken ağzını burnunu temizleriz. Yıkama tartma işi sonraya kalsın, acil değil. Sağlıklı maşallah.<<Keşke bizim kız da böyle olsaydı neşeli ve sakin. Bak ne güzel emiyor keyifle. Bizimki anasına çekmiş. Daha doğduğunda memeyi emerken suratını ekşitiyordu. Şimdi de okumayacağım diye inatlaşıyor. Bu yaşta erkeklerle gezip duruyor. Ş... Tövbe tövbe. anasına bak kızını al. benim Kızım olmasa...>>

- Evet, maşallah sağlıklı, şimdi kucağınızdayken, topuğundan tiroid hormonu icin kan alayım. Tamam. Şimdi emziremeyi sürdürebilirsiniz. <<İnşallah benim de doğumum böyle olur. Önce bir sağlam koca bulayım da... Hepsi kullandı attı beni. Erkeklerden nefret ediyorum, yok etmiyorum hayır ediyorum pislikler.>>

- Teşekkürler hemşiranım.

- Önerim emzirirken eğer size bakarsa sol gözüyle temasta bulunun ve güzel sözler söyleyin. Başını ve bedenini okşamayı da unutmayın. Allah sağlıkla büyütsün. Hemşire arkadaşlar sizinle ilgilenecekler. <<Hanım'a da önermiştim ama kadın etrafı seyrediyordu bebek emerken. Zavallı kızımın günahımı alıyorum. Annesinden, hatta anneannesinden geliyor herşey Bi ikna edebilsem de terapiste gönderebilsem. Aaaah! Ah!>>

- Mmmm! Bu ağzımdan giren sıvının tadı bir acaip, kokusu da öyle ama çok da keyifli. Böyle damağıma doğru ılık ılık akması... Yalnız arada bir şu memeyi çeksede nefes alabilsem. Ne güzel HAYAT dedikleri bu mudur?

- Mmmmaaooh! Midem şişti, içim geçiyor. Halbuki ne kadar güzeldi. Etraf kararmaya başladı, sesler azaldı, tekrar sıcak ve güvenli hissediyorum. Acaba geri mi gidiyorum geldiğim yere. Zzzzz!

- Uyudu. İzninizle bebek odasına alalım. Sizinle ilgilenelim biraz. Sonra yanınıza getiririz, emzirme zamanı.

- Yok! Almayın kucağımda kalsın mümkünse. Kalp seslerimi duysun istiyorum. Ben de kokusunu duymak istiyoruml. Beni rahatlatıyor. Hastane gerginliğimi uzaklaştırıyor onun kokusu.

- Dinlenseniz diyordum. Ben de onu tartar boyunu kaydederim.<< Yahu bu melek gibi kızı kucağıma almak ve koklamak istiyorum, kadın! Bırak da ben de keyfini süreyim, bir koca bulana kadar beş dakikacık.>>

- Biraz sonra alırsınız sakıncası yoksa. Doktor bey'in de aşağıdaki işleri devam ediyor gibi görünüyor, dikiş mi atıyor? Doktor bey bitirince, ben odama giderken alırsınız kızımı... Olmaz mı?

-Tamam mı doktor bey? Bekleyeyim mi biraz daha.

-Tamam, ben haber veririm size. Kalsın annesinin kucağında.. bakın ne rahat görünüyor çok da sevimli! <<Bazen benim kız da sevimli oluyor ama çok kısa sürüyor. Bir öyle, bir böyle ne biçim şey oldu kızcazım benim???>>

Hasetlinin annesi doğuruyor

- <<Tanrım. Nasıl olup da doğuracağım bu bebeği. Hem bu adama bebek doğurmak hem de annesine torun. Öff. Çektiğim acılar da cabası. Kusmalar, bulantılar, koku hassasiyeti aylardır canıma tak etti.>>

- Az kaldı lütfen ıkının. Her kasılmaya ıkınma ile eşlik edin. Hemşiranım tekrar sıvı akışını artırırmısınız? Rahimdeki uyarıyı biraz artıralım.

-<<Kolaysa gel sen ıkın. Ne sanıyorlar bu doktorlar. Kendini beğenmiş adam. Sanki burada doğurmaya can atan birisi var. Tüm derdim bir an önce çıksın da kaynanamın kucağına atayım keratayı. Böbürlenmek nasılmış -erkek torunum- diye görsün. Erkek adamın erkek oğlu olurmuş. Hah! Erkek adama bak sen... Bunun da doğmaya niyeti yok, tabi biliyor kerata nasıl bir aileye geliyor.>>

- <<Hergün besle yirmi kere. Memelerim zaten büyüdü. Şimdi tekrar sarkacak. Üzerinde çizikler olaşmasa bari. Umarım uzun emmek istemez , hemen biberona geçerim.>>

- Az kaldı rahim ağzı tam açık. Ikının lütfen. Hemşiranım, şu pançı uzatırmısınız. Omuzları elimden kaymasın. Tamam. Ben kordonu keserken, siz bebeğin ağzını siliniz. Galiba biraz mekonyum yutmuş.

- <<Herşeyi yuttu kerata. Babası kılıklı. Aylarca tekmeledi durdu. Ne rahat uyku uyudum, ne huzur buldum. Hamilelik burnumdan geldi. Anasına düşkün herif. Nasıl kasım kasım kasıldı hava attı "oğlum olacak" diye. Sanki kendi doğurdu. Oğlanı kendine benzetmese bari. Aşiftelerin peşine takılır o da artık.>>

- Bebek biraz gergin görünüyor. Hemen kucağınıza alıp emzirseniz diyorum.

- Doktor bey saatlerdir canım çıktı. Bir ilaç verin de uyuyayım. Sonra emziririm. <<Zaten önümüzdeki hayatım kaymış, bırak şimdi keyfini çıkarıp uyuyayım be adam. Bunun altını sen temizlemeyeceksin ya, kucağına almış, emzirmiş. Bi de yıkayayım bari... Töbe töbe..>>

- Ama hanımefendi, ilaçlar bebeğe sütle geçer onun için veremem.

- Ama kendimi çok berbat hissediyorum. İçim karardı. Sanki bayılacağım gibi. Elim ayağımdan kan çekildi. Herşey tatsız. Bırakın beni uyuyayım. Sonra emziririm. <<Babası gibi ömür boyu kanımı emecek, sen bunun babasını gördün mü doktor??? Ha!>>

- Hanımefendi ne kadar erken emzirirseniz, bebeğinizle bağlantınız o kadar artar. Onun da, sizin de beyninizde endorfin salgılanır. Böylece anne-bebek bağlıntısı kurulmuş olur.

- Hemşiranım bunu ben de okudum. Şu anda bunu düşünecek halim yok. İlgilenmiyorum. Kendimi çok yorgun hissediyorum. Mümkünse birkaç saat sonra emziririm. Bebek de biraz dinlensin. <<Nasılsa babaannesi, anneannesi onu biberonlar.>>

- <<Allah Allah! Kendi bebeğine oğlum yerine <bebek> diyor. Allah küçük oğlana kuvvet versin. Zor günler bekliyor garibimi>>.

- Peki. Ben bebeğinizi yıkayayım, sonra bebek odasına götürürüm. Siz uyanınca getiririz emzirirsiniz. <<Allah'ım bana da sabır ver. Ne anneler var...>>

Doyumsuzun annesi doğuruyor

- Hemşiranım lütfen benimle ilgilenirken eldivenlerinizi yenilermisiniz? Başkalarında kullandığınız eldivenlerle geliyorsunuz yanıma <<Bebeğe elalemin mikrobunu bulaştırcak. Annem dediydi inanmamıştım. Bunlar sorumsuz>>.

- Hanımefendi her seferinde antiseptikle elimi yıkıyorum ama.

- Olmaz. Okuduğum kadarıyla mikroplar ölsün diye antiseptikte bir süre bekletmek grekirmiş. Başkasının mikrobu bebeğime bulaşmasın.

- Peki dikkat ederim hannnfennnndi <<Allahım çattık! Dakika iki gol beş...>>

- Doktor bey çok ıkınmıyorum umarım. Karnım acıyor ıkınmaktan ama bebek zarar görsün istemiyorum çıkarken. Çatım dar demiştiniz de... Bebek iyimi?. Kalp sesleri nasıl? Ters değil dimi? N'olur sezaryene gerek kalmasın. Onu gözümle görmek istiyorum doğar doğmaz <<O benim herşeyim. Annemin istediği ismi koysak mı? Anneannem de olur dediydi Seda ismine.>>.

- Hanımefendi siz ıkınma kontrolünü bana bırakın, ben kontrol ederim. Ben söyleyince ıkının. Gereğinden de fazla uzatmayın. Nefessiz kalmanızı istemem. Enerjiniz lazım bize. Elbette doğar doğmaz bebekleri hemen annelerine gösteriyoruz. Merak etmeyiniz herşey iyi gidiyor, şu anda... <<Bebeğe acıdım şimdiden. Tavuk gibi anne. Her an beslemek isteyecek bebeği. Al sana bir doyumsuz daha getiriyorlar dünyaya...>>

- Aman bebeğim zarar görmesin de. Suyum akalı çok oldu. Suyu olmayınca zarar görür mü içerde? <<Allahım inşallah kilosu, iştahı iyidir>>

- Hayır. Yok öyle birşey rahat olun. Şimdiye kadar herşey normal gidiyor. <<Pimpirik. Pimpirikli bu kadın. Annesi de öyle, dışarda onsekiz doğuruyor... Her çıkışımda rapor veriyorum resmen, başhekim mübarek.>>

- Yine de doğar doğmaz kucağıma çıplak olarak verir misiniz? Konuşmuştuk gerçi ama. Dünya Sağlık Örgütü ile Hindistan Sağlık Bakanlığı videosunu izledim Yutubda. Böylesini öneriyorlar. <<İştahsız olmasın. Kilolu olsun ama iyi yesin. İnsallah. Büyüyünce verir kilolarını. Abisi de kilolu, da ne oldu ki?>>

- Hele bir sağlıkla doğsun, göbek kordonunu kesip hemen kucağınıza veririm.

- Sütü emdikten ve uyuduktan sonra sarmanız için kumaş getirmiştim. Özel sabunla yıkadı annem cildini tahriş etmesin diye. Hemşiranım! Size verdi di mi eşim bizim kumaşı? <<Şimdi bebek odasına alırlar. Ağlar, ama kimse ilgilenmez yavrucuğumla. Benim herşeyim o. Annem sık sık kontrol etse bari.>>

- Evet ama prensip olarak siz yatağa çıkana kadar bizim malzemelerimizi kullanmak zorundayız.

- Ama sizin örtüler serttir. Üstelik kimbilir hangi deterjanı kullandılar. Daha doğar doğmaz allerji olmasın bebeğim.

- Hanımefendi korkmayın. Bunca yıllık doktorum böyle birşey görmedim henüz. Düşünün, eskiden mağarada doğuran kadının bebeği nasılsa sizinki de aynı.<<Bence şidi de sizi mağarada doğurtmak lazım ya neyse.>>

- Yani medeniyet gelişti biz hala mağara koşullarında mı doğuruyoruz?

- Hayır o anlamda değil. Hayatla başetme ve yaşama tutunma açısından örnekledim. Bebeğiniz o zamankiler kadar güçlü ve yaşamına bağlı olacak. Endişelenmeyin.

- Nasıl endişelenmem. Annemi dışarda görseniz. Ben bir doğuruyorum o dokuz doğuruyor. Kocamı da kesin perişan etmiştir senaryolarıyla. <<Siz bi de hamileliğim sırasında onu görseydiniz, >>

- <<Birgün mesleği bıraktığımda şu kadını bir ziyaret edip, doğumunu yaptırırken bana çektirdiklerini oğluna anlatmak istiyorum gerçekten. Gerçi o da önemsemeyecektir ya neyse!...>>

İçe dönüğün annesi doğuruyor mu ki?

- Doktor bey hep burada olmanız gerekmiyor mu? Ben size özel olarak geldim, tüm hamileliğim boyunca. <<O kadar hamile kalmak için para verdik. Tam istediği günlerde kontrole gittik, yaptığına bak! İlgisiz.>>

- Evet benim özel hastamsınız. Arada dışarıda başka hastalarım hakkında bilgi almaya çıkıyorum. Daha çok burada olmaya çalışırım.

- Lütfen. Ağrılar sıklaştı. Bebek normal mi? Uzun zamandır aşağıdan kontrol etmediniz. <<Bu gerçekten kadın doğum uzmanı mı? Ben ondan daha çok kitap okumuşumdur kesin. İşlerim daha az olsaydı, profesörü olurdum kadın doğumun resmen.>>

- Daha on dakika oldu. Dışardan kasılmaları takip ediyorum. Sık muayene vajinada ödeme neden olabilir diye fazla zorlamıyoruz. Merak etmeyin, bana güveniniz.

- Peki.

- Hemşiranım yakınlarda mı? Siz çıkarsanız, burada birisi olsun isterim. <<Ardamı iyot gibi bırakırsınız siz korkarım burada.>>

- Evet bölmenin ardında. Hemşiranım ses veriniz...

- Buradayım hanfendi.

- Tamam.

- Doktor bey gerçekten iyi oldu değil mi bu bebeğin gelişimi. Malum tüm çabama rağmen birincisi otistik oldu. Bir türlü yüzünü güldüremedim.

- Herşey normal görünüyor şimdiye kadar. Tüm ölçümleri size çıktı olarak verdim hatirlarsanız.

- Eve...mmm....... Ikınma istekleri sıklaştı. Bebeğin kalbini muayene etmeyecek misiniz?

- Edeyim peki. <<Off! Her adımımı kontrol mü edecek. Sanki yanımda hanım var da araba kullanmama karışıyor!>>

- Gayet normal.

- Kaç

- Saymadım. Kalp sesini mi sayayım, doğumun gidişini mi takip etmemi önerirsiniz. Yoksa vajinal muayene mi edeyim önce sizce?

- Yok pardon.

- Evet rahim ağzı oldukça açıldı. Birazdan ıkınmanızı isteyeceğim.

- Ne! Ha pardon! Bebek doğunca yapacaklarımı düşünüyordum. Kitaba göre, hani size gösterm..... ıııııh!

- Ikınınız.

- Tamam biliyorum,

- Lütfen konuşmayıp ıkınınız. <<Tanrım bu kadınla gece uzun gececek gibi...>>

- Tamam doktor be..mmm.. Iıııhhh. <<bu arada iş yerindeki evrakları teslim etmiş miydim? Şimdi doğumdan sonra da hemen arasam laf ederler iş delisi diye. Ama bu adamın getirdiği parayla ev mi geçindirilir. Yoksa ben de bilirim evde oturup çocuk bakmayı. Yok yok sıkılırım!>> Iııııh! Doktor bey yoruldum, bu arada mola verme imkanı yok mu?. Çocuk etkilenmez herhalde?

- Yorulabileceğinizi söylemiştim. <<Mola vermek mi? Basket maçı mı sanıyor bu kadın doğum yapmayı yahu!!!>>

-/-