HİPNOZ DENEYİMİM-1

Üçüncü hipnoz deneyimim diğerlerinden daha farklıydı, sanırım yaşadığım durum orta seviye transtı. Gözlerimi yukarıda bir noktaya odaklamam istendiğinde ve yavaş yavaş aldığım nefes derinleşirken hala çok gergindim fakat ensem ve sırtım arasında olduğunu hayal ettiğim lastik imgesi sayesinde kaslarım yavaşca gevşedi. Nefes alış verişim yavaşlayıp derinleşti ve ben kendimi boş bir çuval gibi rahatlamış, gevşemiş, huzurlu, amaçsız hissetmeye başladım. Zihnimden hızla akıp giden düşünceler azalarak yok olduktan sonra karanlık bir boşluktaydım. Bu yönde hiçbir telkin olmamakla birlikte, sanki anne karnında olduğu gibi hiçbir şey için endişelenmem gerekmeden sadece o an orada olduğumu duyumsadım. Dış uyaranları fark etmekle beraber, onlar artık önemini yitirmişti. Transın bir aşamasında bin sayısından üçer üçer atlayarak geriye doğru sayarken zorlandım, çünkü gerçekten transa girdim mi ve girdiysem ne kadar derine gidebildim kaygıları vardı. Bu düşünceler hipnoz sırasında sık sık tekrarlandı, fakat sekiz yüzlere gelmeden tekrar gevşemeye başladım. Terapistimin telkiniyle, yutkunduktan sonra bedenimden aşağılara doğru akarak-kayarak sol ayak serçe parmağıma ve oradan da, parmak arasından yere doğru akması gereken "mistik dumanımsı şeyi" zihnimde canlandırdım fakat hissedemedim. Yapılan telkinlerden sadece huzur ve gevşeme ile ilgili olanları zihnimin kabul edebildiğini düşünüyorum, keyif içinde olmak ve yaşamdan zevk alabilmek bu aralar benim için fazlasıyla uzak, silik kavramlar olduğundan büyük ihtimalle beynim bunların ne olduklarını bile algılayamamıştır. Ama benim için önemli olan ve gerçekleşeceğine pek ihtimal vermediğim huzuru deneyimleyebildim ve bu bile benim için bir zaferdir. Transtayken zihnimde endişe kırıntıları ve bu sefer gerçekten transa girip giremediğimle ilgili kaygılar olduysa da, aralarda hiçbir şey düşünmediğim ve sadece varoluşumu duyumsadığım anlar yaşandı.

Uyandırıldıktan sonra benden oto-hipnoz uygulamam istendiğinde, telkinlerle bana gösterilip uygulandığı şekilde, bunu yapabildiğimi düşünüyorum. Gerçekten planladığım gibi 1 dakika sonra uyandım. Aynı şeyi ayakta yapmayı denediğimde kaslarımı gevşetmek daha zor oldu. Bunu ancak terapistimin omuzlarıma yaptığı haifi basıncı hissetiğimde yani dışarıdan yardım alarak gerçekleştirebildim ve otururken yaşadığıma oranla daha yüzeysel bir deneyim yaşadım. Ayakta dururken doğal olarak dış uyaranlar daha etkiliydi. Aynı uygulamayı gözlerim açık bir şekilde oturarak önümdeki kırmızı ışığa odaklanıp yapmayı denediğimde bunu ayaktakine oranla daha kolay buldum. Fakat loş bir ortamda gözümde lens varken bunu yapmak biraz rahatsız ediciydi. Gözlerimi açık tutabilmekte zorlanmamın sebebi göz kapaklarımın ağırlaşması ve kapanmak istemesi miydi, yoksa lenslerimin kuruması yüzünden miydi, ayırd edemedim. Yine de ayakta yaşadığım transa oranla daha rahatlamış ve huzurlu hissettim. Konsantrasyonumu engelleyen düşünceler daha azdı.

Son olarak eve dönerken trende bir oto hipnoz girişiminde bulundum. Çaprazımda oturan yakışıklı çocuğun bakışlarını bile önemsemeyecek bir hale geldiğime göre kendimi başarılı olmuş sayabilirim. 2 dakikalık bir denemeydi ve gözlerim açıktı, karşımda oturan kızın Lc Waikiki poşetininin “a”sına odaklandım, 2 dakikalığına da olsa hiçbir şey umrumda değildi. Sanki dışarıdaki dünya benden bağımsız bir şekilde akıp gidiyordu. Ben ise güvenli bir bölgeden olanları izliyordum. Trans halinden çıkarak tamamen uyanık ve aktif olmak için yapmam gereken özel bir işlem yoktu. Yani sanki gözüm dalmış gibiydi ama transta olduğumu ve çevreden gelen uyaranların bilinçli zihnim için önemsiz olduğunu biliyordum.

Sakin ve aşırı üzgün değilken oto-hipnoz yapabileceğimi düşünüyorum ama çok gerginken bunu başarabileceğimden emin değilim.

D. T. - Mayıs 2010